İzmir Barosu'ndan Sokak Köpekleri Açıklamasına Sert Tepki: "Barınaklara Toplama Hukuka Aykırı"

İzmir Barosu'ndan Sokak Köpekleri Açıklamasına Sert Tepki: "Barınaklara Toplama Hukuka Aykırı"

Publicado el 1 julio 2026
Zekai Eroğlu
Resumen

İçişleri Bakanlığı'nın sokak köpeklerini yıl sonuna kadar barınaklara toplama planı, hukukçular ve hayvan hakları savunucuları tarafından sert eleştirilere maruz kaldı.

Tartışmanın Kaynağı Ne?

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği (GÜSODER) temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, sokak köpeklerinin yıl sonuna kadar barınaklara toplanacağına dair açıklamalar gündeme oturdu. Bu gelişme, hayvan hakları çevrelerinde büyük bir tepkiyle karşılandı.

 

Hukukçulardan Uyarı: Mevcut Koşullar Yetersiz

İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Melike Özdemir Ballı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şu anki barınak şartlarında gerçekleştirilecek bir toplama işleminin hem mevzuata hem de hayvanların temel yaşam hakkına ters düştüğünü vurguladı.

 

Yasal Dayanak: 5199 Sayılı Kanun Ne Diyor?

Ballı, Hayvanları Koruma Kanunu'nun hayvanlara kötü davranışı açıkça yasakladığına dikkat çekti. Kanunun ilgili maddesine göre; hayvanları kasıtlı olarak ihmal etmek, aç-susuz bırakmak, aşırı hava koşullarına maruz bırakmak ya da fiziksel/psikolojik acı vermek suç kapsamında. Kanunun cezai hükümlerine göre hayvanlara işkence veya zalimce davranışta bulunanlar için altı ay ile üç yıl arasında hapis cezası öngörülüyor.

 

"Barınaklar Kapasitelerinin Çok Üzerinde"

Ülke genelindeki birçok hayvan barınağının zaten dolu ve gerekli standartları karşılamadığını belirten Ballı, barınaklarda yaşanan sorunların artık kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Açlık, susuzluk, hastalık gibi temel sorunların yanı sıra, geçmişte basına yansıyan vahşet görüntülerine de değinen Ballı, mevcut kapasiteye yeni toplamalar yapılmasının hayvan yaşam hakkı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

 

Kanun, Belediyelere 2028'e Kadar Süre Tanıyor

Ballı, Hayvanları Koruma Kanunu'nun gerekçe metninde dahi mevcut barınak altyapısının yetersizliği kabul edilirken, belediyelere yeni barınaklar inşa etmeleri için 31 Aralık 2028'e kadar süre tanındığını hatırlattı. Bu çerçevede, doluluk oranı yüksek ve standartlara uygun olmayan barınaklara yeni toplama yapılmasının çok sayıda yasal düzenlemeyle çelişeceğini belirtti.

 

"Asıl Eksiklik Kısırlaştırma Politikalarında"

Sorunun kökeninde, 2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu'na rağmen belediyeler ve ilgili bakanlıkların kısırlaştırma, rehabilitasyon ve popülasyon kontrolü gibi görevlerini yeterince yerine getirmemiş olmasının yattığını savundu Ballı.

 

Çözüm Önerisi: Toplama Değil, Kısırlaştırma ve Sahiplendirme

Hayvan popülasyonunun kontrolü için bilimsel temelli yöntemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ballı, çözümün zorla toplama politikalarında değil, koruyucu ve önleyici uygulamalarda olduğunun altını çizdi. Kısırlaştırma, rehabilitasyon ve sahiplendirme çalışmalarına öncelik verilmesi gerektiğini belirten Ballı, ayrıca hayvan üretim çiftliklerinin kapatılması ve hayvan satışının yasaklanması yönünde çağrıda bulundu.

 

"Hayvanlar Eşya Değil, Canlı Varlıklardır"

Açıklamasını hayvanların yaşam hakkının korunması gerekliliğine vurgu yaparak tamamlayan Ballı, hayvanların birer mal değil, hak sahibi canlılar olarak görülmesi gerektiğini, mevcut şiddet döngüsünden çıkışın ancak vicdani ve yaşam odaklı politikalarla mümkün olabileceğini dile getirdi.

 

Kaynak: İzgazete

Etiquetas